MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan, 1481 ada 2 parsel sayılı 365,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, ...’un fiili kullanımında bulunduğu ve haritasında (A) harfiyle gösterilen 2 katlı evin birinci katı .... kızı ..., ikinci katı ile haritasında (B) harfiyle gösterilen üç katlı ev .... oğlu ...'a aittir şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın üzerindeki iki katlı evin birinci katının kendi kullanımında olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında ... ve arkadaşları taşınmazın müşterek murisleri .........’dan intikal ettiği ve terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişme konusu 1481 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesindeki davalı adına olan kullanım şerhinin kaldırılarak taşınmazın davacı, katılanlar ve davalının kullanımında bulunduğu ve haritasında (B) harfiyle gösterilen iki katlı evin birinci katının davacı ..., ikinci katının ve (A) harfiyle gösterilen üç katlı evin davalı ...'a ait olduğu şerhinin eklenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 03.06.2013 tarihli fen bilirkişi tarafından tanzim edilen rapordaki; "taşınmaz üzerinde bulunan bitişik nizam iki adet evin haritasında yapılan harflendirme ve kat adetlerinin ters yazılması sebebiyle tespitin hatalı olduğuna" dair açıklamaya itibar edilerek hüküm verilmesine göre davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde sicil oluşturmak zorunda olup; hükmün ikinci bendinde çekişme konusu taşınmazın beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve tutanağın beyanlar hanesindeki diğer şerhlerin verilmemesi isabetsiz ise de bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hükmün ikinci bendinin üçüncü satırındaki "ibaresinin iptaliyle yerine" ibaresinden sonra gelmek üzere " 6831 sayılı Yasa gereği Hazine
adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır, 3303 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemez ve bundan doğacak zararlardan mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamaz, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap veya sınırlı ayni hak tesis edilemez" sözcüklerinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı fazla yatırılan nispi temyiz karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 13.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.