MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 196 ada 9 ve 13 parsel sayılı 572.29 ve 1.961,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle davalılar ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiş, aynı çalışma alanında bulunan 196 ada 12 parsel sayılı 2.004,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı .... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine çekişmeli taşınmazların bazı bölümlerinin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 196 ada 9 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazların revizyon gören tapu kayıtlarının kapsamında kalmalarına ve bu tapu kayıtlarının Hazinenin taraf olduğu tescil ilamı ile oluşması nedeniyle kesin hüküm teşkil etmesine göre davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün bu parseller yönünden ONANMASINA,
2- Davacı Hazine temsilcisinin 196 ada 12 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı Hazine tarafından çekişmeli parsel hakkında 26.02.2010 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılmıştır. Dava tarihinde çekişmeli parsel Pazar Kadastro Mahkemesi’nin 2012/66 Esas sayılı dosyasında dava konusu olup tutanak henüz kesinleşmemiştir. Çekişmeli parselin kadastro tutanağı kesinleşmediğine göre eldeki dava Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan davaya müdahale niteliğindedir. Kadastro Mahkemesinin görev ve yetkisi, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günden başlayıp taşınmaza ait tutanağın hukukça kabul edilen usule uygun olarak kesinleştiği güne kadar devam eder ve görev hususu yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır. Hal böyle olunca, dava tarihinde kesinleşmiş bir kadastro tespiti bulunmadığından mahkemece söz konusu parsel yönünden dava dosyasının tefriki ve görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy