MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ...Köyü çalışma alanında bulunan 140 ada 15 parsel sayılı 47.263.94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, zilyetleri ... ve ... lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığı belirtilerek tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adlarına tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın 3402 sayalı Kadastro Kanun'un 36/1. maddesi gereğince reddine, çekişmeli 140 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen kesin süre içinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkemece mahallinde 09.09.2013 tarihinde keşif yapılmasına karar verilip, davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için 2 hafta kesin süre verilmiş ise de; kesin süre ihtaratına ilişkin tebligat davacı ...'e 04.09.2013 tarihinde, davacı ...'e ise 16.09.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı ... keşif tarihinden sonra davacı ...'e ise keşif tarihinden 5 gün önce tebliğ edilmiştir. Keşif giderlerini ve tebligat giderlerini yatırmak üzere verilen kesin süre de keşif gideri yatırılsa dahi tebligatların çıkartılıp dönmesine yeterli olmadığından verilen süre makul süre olarak kabul edilemez. Bu durumda yerel bilirkişiler ve tanıklar hazır olmayacağı için yapılamayacağı önceden belli olan keşif için davacı tarafa külfet yüklenmesi doğru olmadığı gibi davacı tarafın daha önceden yatırdığı 212.12 TL keşif giderinin toplam keşif masrafı 1130 TL'den düşülmeden fazla keşif bedeli yatırması için kesin mehil ihtaratında bulunulması da doğru değildir. Yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara iadesine, 26.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.