(3402 S. K. m. 25) (743 S. K. m. 448) (4721 S. K. m. 501, 598)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği düşünüldü:
Karar: Yargıtay bozma ilamında özetle; "... Mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Oltu Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.4.1982 günlü, 1982/11-76 Esas, Karar sayılı hükmün kesinleşip kesinleşmediğinin bu işe ait kayıt ve belgeler üzerinde inceleme yapılarak duraksamasız saptanması, sözü edilen hüküm kesinleşmemiş ise, yani taraflarına yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmemiş ise taraflarına hükmün gerekçesi dikkate alınarak gerçekten ölenler varsa mirasçılarına 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca tebliğ edilmesi, temyiz süresinin beklenmesi, bu yolla sözü edilen hükmün kesinleşmesinin sağlanması, bundan sonra eldeki bu davanın görülüp görülemeyeceğinin düşünülmesi...", gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında Hazine, B. mirasçısı olduğundan söz edilerek davaya dahil edilmiştir. Yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, S. E.'in hissesine yönelik davanın reddine, B. E. hissesine yönelik davanın kabulüne, çekişmeli 75 ada 13 parsel sayılı taşınmazın H. Ö. ve arkadaşlarıyla Hazine adına payları oranında tapuya tesciline, haritasında (A) harfiyle gösterilen kargir binanın M. ve N. K.'na, (B) harfiyle gösterilen kargir binanın A. Ö.'e ait olduğu hususunun beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili, davacı H. Ö. ve paydaşları vekili, davacı Ü. K. ve paydaşları vekiliyle davalı V. A. ve paydaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazda davacıların zilyet bulunduğu, tapu maliklerinden sadece B. payının intikal görmeyerek hukuki niteliğini yitirdiği, S. payının ise hukuki niteliğini koruduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Tespit 21.2.1979 tarihinde yapılmış olup, tapu maliklerinden R. oğlu S. payının, ölüm tarihi olan 1962 yılıyla tespit tarihi arasında davacıların 20 yıla ulaşan zilyetliklerinin bulunmaması sebebiyle hukuki değerini koruduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacı tarafın S. payına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Mahkemece, A. karısı B. payının, hukuki değerini yitirdiğinden söz edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de; verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkemece, B. mirasçıları tam olarak belirlenmeden. Nüfus Müdürlüğünden gelen yazı cevabı esas alınmak suretiyle yasal mirasçısı olarak kabul edilen Hazine davaya dahil edilerek yargılama yapılıp hüküm kurulmuştur. Ancak adı geçen A. karısı B. mirasçılarının tespiti yönünden yapılan araştırma ve soruşturma yeterli değildir. Kadastro Mahkemesinin, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 25. maddesiyle Medeni Kanunu'nun 598 maddesi uyarınca verasete dair uyuşmazlıkları çözmeye yetkili olduğu gözönünde bulundurularak adı geçene ait mirasçılık belgesi tanzim edilmeli, buna göre B.'nin yasal mirasçıları varsa davaya dahil edilerek davadan ve duruşma gününden usulüne uygun şekilde haberdar edilmek suretiyle, taraf koşulu sağlanmalı, eğer A. karısı B.'nin yasal mirasçısının Hazine olduğu sonucuna varılırsa Medeni Kanunun (eski 448.) 501. maddesi gereğince mirasın Hazineye intikal edeceği, Yargıtay H.G.K.'nun 3.5.1984 gün ve 1982/21-97 Esas, 514 Karar sayılı kararında da vurgulandığı gibi, Medeni Kanun'un 448. maddesi hükmünce Devlete kalan taşınmazların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı, bunun sonucu olarak 3402 Sayılı Kanunun 18/2. maddesine göre Kanunları Uyarınca Hazineye intikal eden taşınmazlar yönünden tapu kaydının hukuki değerini yitirmeyeceği göz önünde bulundurularak karar verilmelidir.
Sonuç: Kabule göre de, Komisyon Kararı, kadastro tespitini değiştirdiği halde, tespit maliki olmayan Hazineye pay verilmesi isabetsiz olduğu gibi, davacı A. Ö.'ün bir kısım mirasçısına pay verilmemesi dahi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 01.07.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy