MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 64 ada 10 parsel sayılı taşınmazın hükmen ifrazıyla oluşan, 64 ada 56 ve 58 parsel sayılı taşınmazlar... ve müşterekleri adına 20.05.1997 tarihinde, ... Mahallesi 74 ada 12, 13 ve 14 parsel sayılı 403.23, 363.92 ve 371.80 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı, irsen intikal, taksim ve satın alma nedeniyle 18.07.1979 tarihinde, ... Mahallesi 178 ada 3 parsel sayılı 305.02 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 11.02.1977 tarihinde kesinleşen tespiti üzerine imar uygulamasına tabi tutulmasıyla oluşan 1585 ada 7 parsel sayılı 257.82 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ... ve müşterekleri adına,... Mahallesi 265 ada 24 parsel sayılı 3721.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına 16.06.1983 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Davacı ..., 07.06.1971 tarihli taksim ve 10.04.1971 tarihli sulh sözleşmesine dayanarak 12.05.2010 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın hak düşürücü süre nedeniyle esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları ...ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere ve kadastro tespitlerinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, temyiz karar harcı peşin yatırıldığından harç alınmasına yer olmadığına, 26.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy