(4721 S. K. m. 705, 706)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, Alaköy Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılıp 14.01.2004 tarihindeidari yoldan Hazine adına tapuya tescil edilen 3958 parsel sayılı 47.044,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın bir bölümüne yönelik irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanınkabulüne, 3958 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi tarafından hazırlanan 03.6.2013 havale tarihli rapor ve eki krokide (A) harfiyle işaretli 21.125 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı E. Y. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Mahkemece, çekişmeli taşınmazın temyize konu (A) harfi ile gösterilen bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, davacı taraf lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi araştırılmamış, yapılan araştırmada hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, öncelikle, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6360 sayılı Yasa uyarınca Van Belediyesi Büyükşehir Belediyesine dönüştürüldüğüne göre Büyükşehir Belediye ve İlçe Belediye Tüzel Kişiliği'nin davaya dahil edilmesi suretiyle taraf koşulu sağlanmalı, daha sonra dava konusu taşınmazın Hazine adına oluşturulan tapu kaydının oluşturulduğu2004 yılından geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları getirtilip fotogrametri ve jeodezi mühendisi bilirkişi aracılığıyla incelenmeli, çekişme konusu taşınmazın sırası ile değişik tarihlerdeki hava fotoğraflarına göre niteliği gösterilmeli, bu yerde imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisiniteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, dosyadaki tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 17.06.2014 gününde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy