MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "her ne kadar davacı tüm mirasçılar adına tapu iptali ve tescil istemişse de bunu sadece kendi miras payı oranında tapu iptali ve tescil olarak anlaşılması gerektiği, davası olmayan diğer mirasçıların payları hakkında karar verilemeyeceği, ayrıca alınan yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişkili olduğu belirtilerek bu çelişkinin giderilmesi ve davacı ile davalının ileri sürdüğü hususların yeterince araştırılması için mahallinde yeniden keşif yapılarak toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın temyize konu 102 ada 42, 111 ada 16 ve 129 ada 137 parsel sayılı taşınmazlar yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği kanıtlanamadığına göre, davacı vekilinin çekişme konusu 111 ada 16 ve 129 ada 137 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bu parseller yönünden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- 102 ada 42 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; çekişme konusu taşınmaz muris ...'e aitken hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... çekişmeli taşınmazın müşterek muris ...'den intikal ettiği ve terekenin usulünce taksim edilmediği iddiasıyla dava açmıştır. Davalı ... çekişmeli taşınmazın muris ...tarafından 03.01.1991 tarihli senetle kendisine hibe edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazın tarafların kök murisleri ...'e ait olduğu ve 03.01.1991 tarihli senetle davalı ...'a hibe edildiği kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Hükme dayanak yapılan 03.01.1991 tarihli senedin, muris...'nın okuma yazma bilmediği ve senede parmak bastığı halde en az iki tanığın katılımıyla ihtiyar
heyeti huzurunda düzenlenmesi gerekirken, sadece bir tanığın katılımıyla, ihtiyar heyetinin tasdiği olmaksızın ve sonradan sadece muhtar tarafından onaylanarak düzenlenmesi nedeniyle yasaya uygun şekilde düzenlenmediğinden geçersiz olduğu gözden kaçırılmıştır. Diğer taraftan hibeye ilişkin tek açıklama yapan tanık ve senedi muhtar olarak imzalayan...in bozma öncesi ve sonrası beyanları tamamen çelişkili olup senedin murisin ölümünden bir ay önce düzenlendiği de göz önüne alındığında hibenin varlığının senet ya da tanık beyanlarıyla kanıtlandığından bahsedilemez. Hal böyle olunca; çekişme konusu taşınmazın muris tarafından davalıya devri gerçekleşmediğinden davacının miras yolu ile gelen payının tapu kaydının iptaliyle davacı adına tescili gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy