MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
... sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 15 parsel sayılı 2.114,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının kendi rızasıyla taşınmazı davalıya devrettiği; bu hususun davacının 13.04.2015 tarihli keşif tutanağındaki beyanından da anlaşıldığı, davacının ... tespitine itiraz etmediği, her ne kadar geçersiz şekilde muvazaalı satış sözleşmesi yapılmışsa da ( esasen bağışlama olup satış diye gösterildiği) ve ... tespitinin şahsın rızasına dayalı olarak davalı adına tespit yapıldığı ve süresinde itiraz edilmediği anlaşılmakla iş bu işlem bağış iradesinin devamı sayılmış olup davacının dava dilekçesindeki iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davacı ile davalı baba-oğul olup; davacı çekişmeli taşınmazın kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmış; davalı ise çekişmeli taşınmazın babası olan davacı ... tarafından 06.06.2005 tarihli harici köy senedi ile kendisine satıldığı; aslında davacının bağış iradesi taşıdığı savunmasında bulunmuştur. Davalının dayanağı olan “satış sözleşmesidir” başlıklı harici senedin içeriğinde taşınmazın davalıya devredildiği yönünde bir beyan bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın öncesi tapusuz olup tapusuz taşınmazlar menkul mal hükmünde olduğundan zilyetliğin devri teslimle birlikte gerçekleşecektir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık çekişmeli taşınmazın zilyetliğinin davacı tarafından davalıya devredilip devredilmediği noktasında toplanmakta olup bu hususta alınan bir beyan bulunmadığından dosya kapsamı hüküm vermeye elverişsiz ve yetersizdir. Doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle taraflara zilyetliğin devir edilip edilmediği hususlarında 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi uyarınca davayı aydınlatma görevi kapsamında senet tanıkları da hazır edilerek, mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımı ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişiler, senet tanıkları ve tanıklara, çekişmeli taşınmazın davacı tarafından davalıya satılıp satılmadığı yahut bağışlanıp bağışlanmadığı; zilyetliğin davalıya devredilip edilmediği, zilyetliğin hangi tarihten beri hangi nedenle kimde olduğu ve ne şekilde sürdürüldüğü hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanların çelişmesi halinde çelişki usulen giderilmeye çalışılmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy