MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 437 parsel sayılı, 8400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla ... adına tespit ve tescil edildikten sonra 08.02.2001 tarihinde yapılan ifraz işlemi ile 828 parsel numarası ve 378,00 metrekare yüzölçümü ile tapunun beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... mirasçıları adına; 5/20 payı ..., 3/20'şer payı ..., ..., ..., ..., ...'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla ... adına tescil edilmiştir. 2009 yılında, 3402 sayılı Yasa'ya 5831 sayılı Yasa'nın 8. maddesi ile eklenen Ek-4. madde kapsamında yapılan kullanıcı güncelleme çalışması sonucu çekişmeli taşınmazda kullanıcılarının değişmediği belirtilmiştir. Davacı ..., taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, tarla niteliğinde Maliye ... adına tapuda kayıtlı bulunan çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki "Bu parsel kullanımı 5/20 hissesi ... kızı Fatma Dikmen, 3/20 hissesi ... oğlu ..., 3/20 hissesi ... kızı ..., 3/20 hissesi ... kızı ..., 3/20 hissesi ... kızı ..., 3/20 hissesi ... kızı ...'a aittir" beyanının terkini ile tapu kaydında taşınmaz şerh beyan bölümünde beyanlar hanesine, "bu parselin kullanımı ...'e aittir." beyanının yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, taşınmazın aynı ile ilgili olmayan davanın niteliği gereği davalı aleyhine maktu harca hükmedilmesi gerekirken nispi harca ve kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup, davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 13.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy