MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1988 yılında yapılan Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 769 parsel sayılı 14.496,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, vergi kaydı, ifraz, harici taksim, miras yoluyla gelen hak ve pay devirleri nedeniyle ... adına tespit ve tescil edildikten sonra davalılar adına iştirak halinde mülkiyet şeklinde tescil edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın bir bölümünün, tapuda kendi adına kayıtlı bulunan komşu 770 parsel sayılı taşınmaza dahil olması gerekirken, davalı taşınmaz içerisinde tespit ve tescil edilmesinin hatalı olduğu iddiasına dayanarak 04.07.2014 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere ve kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenden alınmasına, 06.02.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy