MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; Duruşma için belli edilen gün ve saatte taraflardan gelen olmadığı görülerek evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda Güzelköy Köyü çalışma alanında bulunan 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına dayalı olarak 2/12 payı ..., 7/12 payı...., 3/12 payı.... adına 1977 yılında tespit ve tescil edilmiş, satış ve hibe nedeniyle 1993 yılında tam paylı olarak ... adına intikal görmüş ve aynı yıl adı geçen tarafından davalı ... Müdürlüğüne kayden satılmıştır. Bilahare bu taşınmazlar yapılan ifraz ve taksimler sonucunda farklı ada-parsel numaralarıyla ve yüzölçümlerle dava dışı kişiler adına tahsis edilmiştir. Davacılar...ve .... taşınmazların öncesinde murisleri adına kayıtlı iken ölümüyle mirasçılarına kaldığını, kendilerine ait miras hisselerinin başkalarına intikali ya da satışı için verilmiş geçerli bir vekaletname bulunmadığı halde yapılan satışların usulsüz ve batıl olduğunu öne sürerek kendilerine düşen 16/128'er miras payı oranında tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya tescili, tescil işlemiyle birlikte kendileri tapuda paydaş olacaklarından şufa hakkına dayalı olarak (davalıya yapılan satışın bedeli üzerinden hesaplanan miktarı bloke etmeye hazır olduklarını bildirerek) davalıda kalan payların da yine kendi adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, kadastro tespitinden önceki sebeplere dayalı olarak tapu iptal ve tescil istemi ile dava açmışlardır. Çekişmeli taşınmazın tespitleri 03.01.1977 ve 20.06.1977 tarihlerinde kesinleşmiştir. Kadastro tespitinin kesinleştiği 1977 yılından davanın açıldığı 16.05.2002 tarihine kadar 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğine göre davanın bu gerekçe ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek ret kararı verilmesi isabetsiz ise de, ret kararı sonucu itibarı ile yerinde olduğundan hükmün gerekçesi açıklanan şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlerden alınmasına,
20.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy