MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Köyü çalışma alanında bulunan 364 parsel sayılı 16.750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve...; 634 parsel sayılı 28.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, 1471 parsel sayılı 164 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları, miras yoluyla gelen hakka ve pay satışına dayanarak, ... ve ... payına yönelik tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazların kadastro tespiti 1964 yılında yapılmış olup, 634 ve 1471 sayılı parsellerin tespiti 1968 yılında, 364 sayılı parselin tespiti ise 1981 yılında kesinleşmiş ise de, davacılar, 1968 ve 1970 tarihli miras paylarının satışına yönelik senetlere dayanarak dava açmışlardır. Buna göre davada tespit sonrası nedenlere dayanılmış olmakla, dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süreye tabi değildir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın kadastro sonrası nedene dayalı tapu iptal ve tescil davası olarak nitelendirilmesi, iddia ve savunma uyarınca tarafların delillerinin toplanması ve toplanan deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.12.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.