MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 137 ada 5 ve 138 ada 31 parsel sayılı 1.475.61 ve 6.338,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, 137 ada 4, 138 ada 30, 33 parsel sayılı 3.687.06, 4.707.40 ve 890,28 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar sırasıyla davalılar ..., ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazların mütegayyip eşhastan kaldığı ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla tapu kaydı ve vergi kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 137 ada 4, 5, 138 ada 30, 31 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 137 ada 4, 5, 138 ada 30, 31 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmazlar yönünden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- 138 ada 33 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; Kadastro hakimi, dava konusu tüm taşınmazlar hakkında sicil oluşturmaya elverişli hüküm kurmak zorundadır. Davacı Hazine dava dilekçesinde 138 ada 33 parsel sayılı taşınmazın da dava kapsamında olduğunu bildirdiği ve mahkemece tutanak aslı getirtilip bu taşınmaz yönünden de inceleme yapılıp delil toplandığı halde, hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy