MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1990 tarihinde yapılan tesis kadastrosu sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 1900 parsel sayılı 1441 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1942 yılında yapılan orman tahdidine göre orman sınırları içerisinde olup 1988 yılında orman kadastro komisyonu tarafından 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmış olduğu ve bu tür taşınmazların Hazine adına tespit edilmesi gerektiğinden bahisle 1960 tarihinden itibaren ...'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla ... adına tespit ve tescil edildikten sonra yörede 2010 tarihinde yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında 28115 ada 21 parsel numarasıyla 1.458,06 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya tescil edilmiştir. Davacı ... vekili, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün vekil edeninin zilyetliğinde bulunduğu ve uygulama (yenileme) çalışmaları sırasında taşınmazın vekil edeninin zilyetliğinde olduğu halde davalılar murisi ... adına zilyetlik şerhi verilmesinin hatalı olduğu iddiasına dayanarak 10.6.2014 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve Ek-4 kapsamında çalışma da yapılmadığı ve bu kapsamda güncelleme çalışması yapılması yetkisinin idareye ait olduğuna göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenden alınmasına, 11.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.