MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 4, 44, 45, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 59, 60, 61, 62, 63 ve 64 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında gösterilen taşınmazlar, kayıt miktar fazlası oldukları belirtilerek davalı Hazine adına tespit edilmişlerdir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı ..., tapu kaydı, vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların kendisi ve murisi Hacı Hüseyin adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 4, 44, 45, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 59, 60, 61, 62, 63 ve 64 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, vefat eden davacının mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 25.12.2015 tarihli celsede keşif masrafları ayrıntılı şekilde açıklanarak keşif masraflarını yatırması için davacı tarafa 28.02.2016 tarihine kadar kesin süre verilerek, keşif masraflarını yatırmadığı takdirde keşif delilinden vazgeçeceği ve davasının reddedilebileceği ihtarını içeren meşruhatlı davetiye gönderilmesine karar verildiği, ancak davacının öldüğü anlaşıldığından ihtarlı davetiyenin ... haricindeki davacı mirasçılarına tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde keşif giderini yatırmayan davacı mirasçılarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/1 ve HMK'nın 324. maddeleri gereğince keşif deliline dayanmaktan vazgeçtikleri ve bu haliyle davasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Kesin süreye ilişkin hükümlerin, mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için, öncelikle dosyanın keşfe hazır hale gelmesi ve masrafların yatırılması halinde keşfin usulünce yapılabilecek durumda olması gerekir. Öte yandan, 3402 sayılı Kanun'un 36. maddesi gereğince ara kararında ve bu ara kararına istinaden çıkartılacak meşruhatlı davetiyede; hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişiler, tanıklar ve teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parasının ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul
ve belirli bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişilere ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, taşınmaz başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Davacı Cemalettin İsen’in yargılama sırasında vefat ettiği anlaşıldığı halde, kamu düzeni ile ilgili dava şartlarından olan taraf teşkili usulünce sağlanmamış, davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine de dayandığı halde belgesiz araştırması yapılmamış, çekişmeli taşınmazlar ile komşu taşınmazların tutanaklarına dayanak olan tapu kayıtlarının tamamı tüm tedavülleriyle birlikte revizyon durumunu da gösterecek şekilde getirtilmemiş, resen araştırma ilkesinin tabi olmadığı davada orman iddiası da bulunmadığı halde keşif ara kararında orman bilirkişisi için ücret takdir edilmiş, dosya içerisinde bulunan 06.09.2004 tarihli jandarma araştırma tutanağına göre tespit bilirkişilerinin tamamının öldüğü anlaşıldığı halde tespit bilirkişileri için de ücret takdir edilmiş, yine dosya içerisinde bulunan makbuzlara göre davacı tarafından birçok kez keşif avansının yatırılmasına rağmen, bu avanslar kullanılarak keşfe gidilmediği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dosya keşfe hazır hale getirilmeden, keşif gününün belirlenmesine ve keşif masraflarının yatırılması hususunda kesin süre verilmesine ilişkin ara kararı kurulması usul ve yasaya uygun olmadığından, bu ara karara hukuki sonuç bağlanması mümkün değildir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, yukarıda sözü edilen eksiklikler tamamlanmak suretiyle dosya keşfe hazır hale getirilmeli, davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için 3402 sayılı Yasa'nın 36. maddesi uyarınca yeniden yöntemine uygun, keşif gün ve saatinin de belirlendiği makul bir süre verilmeli, ara kararı gereklerinin yerine getirilmesi durumunda mahallinde keşif yapılmalı ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilmek suretiyle usulüne uygun olmayan ara kararına sonuç bağlanılmak suretiyle, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden mirasçı ...'e iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.