MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vd. vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen ... vd. vekili Avukat ..., ... ve ... vekili Avukat .... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar vekili 16.07.2009 tarihli dilekçesi ile ...Kadastro Mahkemesi'nin 02.06.2013 tarih 2000/2 Esas, 2013/2 Karar sayılı ilamı ile (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamına uyulmak suretiyle) verilen ve temyiz yolu tüketilerek kesinleşen kararında yargılamanın iadesine konu edilen taşınmazların büyük bölümünün diğer tarafın tutunduğu Ağustos 1289 tarin 1 ve 2 sayılı tapu kayıtları kapsamında kaldığı, tapu maliki İsmail Efendi'nin ölümünden sonra tapunun intikal görmediği, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarına göre 1943-1944 yıllarında başladığı ve sürdürüldüğü, davanın açıldığı 1956 yılına kadar zilyetler lehine 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 13/B-c maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap koşullarının koşulların oluşmadığı gerekçesiyle tapu kaydına itibar edilerek hüküm kurulduğunu, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından beyanına itibar edilen yerel bilirkişi...'in ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/437 ila 468 Esas sayılı ve yargılamanın iadesini isteyenler aleyhine açılan ecrimisil talebine ilişkin dava dosyalarında tanık olarak dinlendiğini ve zilyetliğini başlangıcının 1935-1936 tarihlerine dayandığını bildirmesi üzerine ...Cumhuriyet Başsavcılığına yalan beyandan dolayı şikayet edildiğini 2009/1116 soruşturma nolu, 2009/644 nolu karar ile zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kararın kendilerine 16.04.2009 tarihinde tebliğ edildiğini, bu arada ecrimisil talebiyle açılan davaların iyiniyetli ve uzun süreli zilyetliğin bulunması nedeniyle reddedildiğini, Yargıtay 3.Hukuk Dairesince de onanarak hükmün kesinleştiğini, böylece çekişmeli taşınmazlardaki zilyetliklerinin 1943-1944 tarihlerinden değil 1935'lerden beri sürdürüldüğünün anlaşıldığını, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.09.1951 tarih 1949/314 Esas, 1951/314 Karar ve 19.05.1936 tarih 27/58 sayılı kararlarıyla da teyit edildiğini öne sürerek parsel numaralarını belirttikleri taşınmazlarla ilgili hükmün kaldırılarak davacılar adına tapuya tesciline, 441, 445, 446 sayılı özel mera olarak sınırlandırılan taşınmazları yönüyle de davacıların paylarının da dahil edilmesi suretiyle değiştirilmesi istemiyle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İstek, yargılamanın yenilenmesine ilişkin bulunmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375. maddesinde yargılamanın yenilenmesi nedenleri sınırlı olarak belirtilmiştir. İleri sürülen hususlar bu nedenlerden hiçbirine uymamaktadır. Hükümde açıklanan diğer gerekçelere göre de temyiz itirazları yerinde olmadığından reddi ile usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 1.630,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlerden alınmasına, 20.03.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy