MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu İslahiye ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu 172, 173, 174, 175 ve 176 parsel sayılı, sırasıyla 17250, 518250, 32250, 218375 ve 916750 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 172 ve 173 sayılı parseller mera vasfıyla sınırlandırılmış, 174, 175 ve 176 sayılı parseller ise vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ölü ... ve ... mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları, tapu kaydına dayanarak, taşınmazların baraj suları altında kalması sebebiyle, tapu kayıt maliklerinin mirasçılarının miras payları oranında mülkiyetin tespiti talebiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve çekişmeli 172, 173, 174 ve 175 numaralı parsellerin tamamı ile; 176 parselden hükmen ifraz edilen 497 parsel sayılı 324.200 metrekarelik kısmın tapu kaydı kapsamında kaldığının kabulüyle, bu tapu kaydı maliklerinin hisseleri oranında mülkiyetlerinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine ve Devlet Su İşleri vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere göre davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, dava konusu 172, 174, 175 ve 176 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Dava konusu 173 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazına gelince; Dava, kadastro tespiti öncesi nedenlere dayanılarak açılmıştır. Çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının kesinleştiği 24.07.1978 tarihi ile dava tarihi olan 21.04.1994 tarihi arasında, 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan, davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, bu yasal düzenleme göz ardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy