MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 18, 19 ve 20 parsel sayılı 16.000.00, 14.375,00 ve 13.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, hükmen Hazine adına tescil edilmiştir. Davacılar ... ve ..., tapu kaydına dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dosya kapsamından çekişmeli taşınmazların kadastro tespitleri tescile esas ... Kadastro Mahkemesi'nin 1977/8 Esas, 1992/6 Karar sayılı ilamı ile 25.05.1992 tarihinde kesinleşmiş olup, eldeki dava ise 24.04.2002 tarihinde açılmıştır. Bu durumda davanın açıldığı tarihte kararda sözü edilen hak düşürücü sürenin kesinleştiğinden söz edilemez. Hal böyle olunca mahkemece davanın esasına girilerek toplanmış ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu Kadastro Mahkemesinin karar tarihi esas alınarak davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olup, davacı ...'ın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.09.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy