MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 232 ada 49 parsel sayılı 167,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın ...’nun kullanımında olduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla; 232 ada 50 parsel sayılı 224,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın ...’nun kullanımında olduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla; 232 ada 52 parsel sayılı 1.428,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, ... ve müştereklerinin kullanımında olduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla tespit edilmiştir. Davacı ..., 232 ada 52 parsel sayılı taşınmazda kullandığı bölümün ve yolun ayrılmasını talep ederek; davacı ... ise, 232 ada 52 parsel sayılı taşınmazda fiili kulanımı bulunmasına rağmen lehine kullanım şerhi verilmediğini ileri sürerek ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında, müdahiller ... ve ..., 232 ada 52 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün davacı ... ile müşterek murislerinden geldiğini ileri sürerek, taşınmazda lehlerine zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, teknik bilirkişinin 07.01.2013 tarihli krokili raporunda pembe renkle taralı 5 nolu parseli içine alan 232 ada 52 parselin 5 nolu parsele denk gelen kısmının iptaline, aynı raporda (c) harfi ile gösterilen 562,54 metrekarelik maviye taralı kısmın 232 ada 52 parselden ifrazı, (f) harfi ile gösterilen 20,18 metrekarelik kısmın 232 ada 49 parselden ifrazı ile bu kısımların birleştirilmesine, böylece 582,72 metrekare yüzölçümlü söz konusu taşınmazın 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İş bu taşınmaz üzerinde gösterilen 5 katlı bina 20 yılı aşkın zamandır İbrahim kızı ...'a ait olup onun kullanımındadır. Parsel 20 yılı aşkın zamandır Yakup kızı Hilmiye Korkut mirasçılarının iştiraken kullanımındadır." ibaresinin yazılmasına; aynı raporda (a) harfi ile gösterilen 218,40 metrekarelik kısmın 232 ada 52 parsel numarasıyla ve 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinin terkini ile yerine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İş bu taşınmaz ve üzerindeki 2 katlı bina 20 yılı aşkın zamandır ... oğlu ...'un fiili kullanımındadır" ibaresinin yazılmasına; aynı raporda (b) harfi ile gösterilen kısmın 232 ada 52 parselden ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilmek sureti ile 184,40 metrekare yüzölçümlü olarak 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İş bu taşınmaz ve üzerindeki tek katlı bina 20 yılı aşkın zamandır İbrahim oğlu ...'un fiili kullanımındadır" ibaresinin yazılmasına; aynı raporda (g) harfi ile gösterilen 39,80 metrekare ve (h) harfleri ile gösterilen 55,10 metrekarelik kısımların 232 ada 49 ve 50 parselden ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle toplam 94,90 metrekare yüzlçümlü olarak 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İşbu taşınmaz ve üzerindeki müştemilat 20 yılı aşkın zamandır İbrahim oğlu ...'un fiili kullanımındadır" ibaresinin şerhine; aynı raporda (A) harfi ile gösterilen kısmın aynı ada son parsel numarası verilmek sureti ile 52,58 metrekare yüzölçümlü olarak 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır" ibaresinin yazılmasına; aynı raporda (f), (g) ve (h) harfleri ile gösterilen kısımlar ifraz edilmekle, 232 ada 49 parselin yüzölçümünün 107,15 metrekare olarak, 232 ada 50 parselin yüzölçümünün 169,26 metrekare olarak 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesinin aynen bırakılmasına, (Mahkemenin 2010/2014 Esas sayılı dosyasında verilen ilamın göz önünde bulundurulmasına); aynı raporda (d) ve (e) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden Mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile dahili davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Temyize konu 232 ada 49 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede; Mahkemece, taşınmazın hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (f) ve (g) harfleri ile gösterilen bölümlerinin, davacıların fiili kullanımında bulunduğu kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dairemizin geri çevirme kararı sonrasında dosya arasına alınan taşınmaza ait tapu kayıt örneğinden, temyize konu 232 ada 49 parsel sayılı taşınmazın, 6292 sayılı Yasa uyarınca satılarak dahili davalılar ... ve müşterekleri adına tescil edildiği, böylece taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkmış olduğu anlaşılmıştır. Kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Yasa uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte, Hazine ile şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerekir. Dava konusu taşınmaz, Hazinenin mülkiyetinden çıktığına göre, artık 6292 sayılı Yasa'nın uygulanma olanağı kalmamış; davanın görülebilirlik koşulu ortadan kalkmıştır. Bu nedenle, şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığından, mahkemece söz konusu parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA,
2- Temyize konu 232 ada 52 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede ise; Dava, 3402 sayılı Yasa'nın Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosuna itiraz niteliğinde bulunduğundan, taşınmazın tespit maliki olan Hazineye ve beyanlar hanesinde ismi yazılı gerçek veya tüzel kişilere yöneltilmek suretiyle açılması zorunludur. Somut olayda, dava yalnızca Hazine ve taşınmazda lehine kullanım şerhi bulunan bir kısım şerh sahiplerine yöneltilerek açılmış olup, taşınmazda lehine kullanım şerhi bulunan ... mirasçılarından ...’un da davaya dahil edilmesi gerektiği gözetilmemiş ve böylelikle taraf teşkili eksik bırakılmıştır. Oysaki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartı olup, bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilmesi hukuken mümkün değildir.
Hal böyle olunca; davacı tarafa, davasını adı geçenlere de yaygınlaştırma olanağı tanınmalı, dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ ettirilmeli ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde tarafların varsa bildirdikleri deliller toplanıp usulünce değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.