MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sonucunda, ... İlçesi Mimar Sinan Mahallesi çalışma alanında bulunan 161 ada 1 parsel sayılı 274,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hükmün temyizi üzerine karar, Dairemizin 27.03.2017 tarih 2015/16828 Esas, 2017/1876 Karar sayılı ilamıyla “ Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, HMK'nın 150/1. maddesinin uygulanabilmesi için duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesinin yasal zorunluluk olduğu, somut olayda, davacı vekili Avukat ...'a duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin çıkartıldığı ancak Avukat ...’ın azledildiği gerekçesiyle davetiyeyi tebliğ almadığı, bu durumun da tebligata şerh edildiği ve mahkemesine iade olduğu, hal böyle olunca, davacı tarafa duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden anılan maddenin uygulanma imkanının bulunmadığı” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 161 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacı ...'ın zilliyetliğinde bulunduğunun tespiti ile beyanlar hanesine bu hususun şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın, davacı ...’ın zilyetliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Yargılama sırasında dosya arasına alınan dava konusu taşınmaza ait tapu kaydına göre, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine, Ahmet Peltek’in kullanımında olduğuna dair şerh verildiği, ancak Mahkemece davacı tarafa, adı geçen şerh sahibini davaya dahil etmesi için süre ve imkan tanınmadığı ve bu haliyle davada taraf teşkilinin sağlanmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, mahallinde yapılan keşifte yerel bilirkişi veya tanık dinlenilmemiş, duruşmada dinlenilen davacı tanıklarının soyut ve yetersiz beyanlarına itibar edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.
Hal böyle olunca; Mahkemece, öncelikle davacı tarafa, dava konusu taşınmazda lehine kullanım şerhi verilen ...’i davaya dahil etmesi için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde dahili davalıdan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdiği takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile ziraatçı bilirkişi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazın öncesinde ve tespit tarihi itibariyle kim tarafından, ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; fen bilirkişisinden, yapılan keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ile tanık sözlerini denetlemeye elverişli rapor alınmalı; ziraat mühendisi bilirkişisinden ise, tespit tarihi itibariyle taşınmazın niteliğinin ve kullanım durumunun ne olduğunu açıklayan, taşınmazın fotoğraflarını içerir, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
16.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.