Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK'nın 314/2, 31/3, 62, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılaması yapılan suça sürüklenen çocuğun, bozma kararı sonrasında hükmün verildiği 2018/162 Esas sayılı dosyadaki yargılama esnasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi daha önceden atanmış zorunlu müdafiinin görevinin ise Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi Ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul Ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 7. maddesine göre hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği nazara alınmadan 18 yaşını doldurmuş olduğundan bahisle CMK'nın 156. maddesi gereğince de re'sen bir müdafi görevlendirilmediği, suça sürüklenen çocuğa isnat edilen “silahlı terör örgütü üyeliği” suçunun niteliği dikkate alındığında, CMK'nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca hakkında müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy