(3402 S. K. m. 17, Geç. m. 4)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hüküm Yargıtay'ca incelenilmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Tapulama sırasında 87 parsel sayılı 12832 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunda reddedilen Hazine, nizalı yerin Rumlar'dan kaldığı nedenine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dava konusu parselin davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm. M. Ali vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın davalı tarafından imar ve ihya edildiği mahkemece yapılan keşif ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Ancak hükümden sonra yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde, Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ayrıca il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsamında olmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmazlar 14. maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tescil edileceği hükmü yer almıştır. Aynı Kanunun geçici 4. maddesinde de tapulama ve kadastro mahkemelerinde kesin hükme bağlanmamış; uyuşmazlıklara 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun hükümleri uygulanacağına işaret olunmuştur.
Sonuç: Bu durumda 3402 sayılı Kanunun 17. maddesinde öngörülen şekilde inceleme ve araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Temyiz itirazlarının bu itibarla yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.10.1987 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy