(766 S. K. m. 32) (3402 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Tapulama sırasında 243 parsel sayılı 450 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların adlarına tesbit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunda reddedilen davacı tapu kaydı ve miras durumuna dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı Ahmet ve gerçek hak sahibi Müzeyyen ve arkadaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Teşrinievvel 1298 tarih 54-55-56 nolu tapu kayıtları ile bunların tedavülleri olan 23.5.1968 tarih ve 46, 47, 48 nolu tapu kayıtlarına dayanarak, tapulamaca davalıların adına tesbit edilen 243 sayılı parselin adlarına tescilini istemişlerdir.
Keşif sırasında dinlenen bilirkişi ve tanıklar, çekişme konusu olan bu taşınmaz üzerinde 50 yılı aşkın bir zamandan beri davalıların arasız-nizasız ve melih sıfatıyla zilyet bulunduklarını bildirmişlerdir. Esaseri davacılarda bu konuda herhangi bir itirazda bulunmamış ve aksini kanıtlayamamışlardır.
Tapu kayıt maliki Keçecioğlu Osman'ın ibraz edilen veraset belgesine göre 1320'den önce öldüğü anlaşılmaktadır.
766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 32/d ve hükümden sonra yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-c fıkrasında kayıt sahibi 20 yıl önce ölmüş veya gaipliğine hüküm verilmiş ve yahut tapu sicilinde malikin kim olduğu anlaşılmamış ise çekişmesiz ve aralıksız 20 yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyet olan kimse adına tescil olunur hükmüne yer verilmiştir. Kayıt malikinin ölüm tarihi ile tapuda intikalin yapıldığı 1968 yılı arasında zilyetlikle kazanmayı öngören 20 yıllık süre dolmuştur. Zilyetlikle mülkiyet kazanıldıktan sonra tapuda yapılan intikalin hukuki değeri yoktur. Bu durumda, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz davalıların temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmekle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.12.1987 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy