(3402 S. K. m. 29/2)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan ve dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Tapulama, sırasında 200 parsel sayılı 2938 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ölü Sait adına tespit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunca reddedilen Sadettin ve Mustafa, Sait'i davalı göstererek ve Sait mirasçıları olduklarını ileri sürerek davacı M.O. ise, Ali mirasçıları Ahmet ve Mehmet'i davalı göstererek taşınmazı Ali'den satın aldığını ileri sürerek dava açmışlardır. Mahkemece Mustafa ve Sadettin'in davasının reddine, M.O. 'nun davasının kabulüne ve taşınmazın M.O. adına tesciline karar verilmiş; Mustafa ve Sadettin'in temyizi üzerine Yargıtay Yedinci Hukuk Dairesi'nin 27.05.1981 günlü kararı ile Davalının davadan önce ölmüş bulunduğunun mahkemece saptandığı, 04.05.1978 gün ve 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince ölü kişi aleyhine dava açılması olanaksız olduğu gibi ıslah yoluyla da mirasçılara davanın yöneltilmesinin olanaksız olduğu belirtilerek davanın reddedilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece eski kararda direnilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararında Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece Hukuk Genel Kurulu bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda ölü kişi aleyhine dava açılamayacağından davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı M.O. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece ölü aleyhine deva açılamayacağından söz edilerek davanın reddine karar verilmişse de, sonradan yürürlüğe giren 3402 sayılı Yasanın 29. maddesinde ölü aleyhine dava açma imkanı getirildiğinden mahkemece işin esasına bakılmak, mirasçıların davaya katılmaları sağlanmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekir.
Sonuç: Temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.12.1987 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy