(3402 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; gereği görüşüldü:
Karar: Tapulama sırasında 419 parsel sayılı 10.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kimsenin zilyetliğinde olmaması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davalıların itirazı tapulama komusyonunda kabul edilince, davacı Hazine parselin zilyetliğe konu olmadığına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Ali G. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece nizalı taşınmazın davalıların dayandığı vergi kaydı ile Temmuz 1312 tarih ve 59. no.lu tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilmiştir. Ancak, bu yerin tarım arazisi olarak kullanıldığından söz ederek Hazine davası kabul edilmiştir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişler davalıların buyerin sahibi olduğunu, üzerindeki çalılıkları keserek yakmak suretiyle bu yeri kullandıklarını haber vermişlerdir. 3402 sayılı Yasanın 20/B maddesinde tapu kaydı hudutlarının bir yeri kapsaması ve sahibinin o yeri kullanması halinde adına tescil edileceğini öngörmüştür. Bu Maddede tarım arazisi olarak zilyed edinilmesinden söz edilmemiş, sadece kullanma yeterli görmüştür. Nizalı taşınmazın tapu malikinin mirasçıları olan davalılar tarafından çalıların her sene muntazam şekilde toplanarak yararlanılması da taşınmazı kulanma deyimi içindedir ve bu şeklideki yararlanma da bir çeşit kullanma olarak kabul edilmelidir. Mahkemece bu yön dikkate alınarak Hazine davasını reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazı yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.6.1989 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy