(6831 S. K. m. 2)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 69 parsel sayılı 345 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, orman tahdit sınırları içinde kaldığı nedeniyle orman olarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunda reddedilen Baki ve arkadaşı tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı Baki ve arkadaşı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve orman idaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parselin 1964 yılında yapılan orman tahdidi kapsamında iken 1985 yılında 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Kadastronun amacı, taşınmazların tespit günündeki geometrik ve hukuki durumunu belirlemektir. tespit tarihinden sonraki değişiklikler kadastro mahkemesini ilgilendirmez. Kadastro tespiti 1979 yılında yapılmış olup, tutanak itirazlı bulunmaktadır. Bu nedenle, kadastro tespitinden sonra yapılan orman dışına çıkarma işlemi kadastro mahkemesi yönünden bağlayıcı değildir. Bu nedenle davanın reddine ve taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Kabule göre; orman dışına çıkarma işlemi 2896 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapıldığına göre, taşınmaz Hazine adına orman dışına çıkarıldığından, davacıların eski tarihli tapu kaydına dayanması nedeniyle taşınmazın kişiler adına tesciline karar verilmesi de doğru bulunmamaktadır. Davalı Hazine ve Orman İdaresinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.3.1991 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy