(3402 S. K. m. 14, 17, 20/son)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1325 parsel sayılı, 19282 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı miktar fazlası olarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunda reddedilen Havva ve arkadaşı tapu, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile ihya iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı Ahmet mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Davacıların dayandığı tapu kaydı, Hazinenin temliki suretiyle 1945 yılında iskanen tesis olunmuştur. Tapu kaydı değişebilir sınırlı olup miktarına değer verilerek kapsamı belirlenmiş ve dava dışı 411 sayılı parsele revizyon görmüştür. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20/son maddesi uyarınca kayıt miktar fazlasını oluşturan taşınmazlar yönünden şartları bulunduğu takdirde 14 ve 17. maddeleri gereğince zilyedi adına tescili mümkündür. Çekişmeli parselin kadastro tespiti 19.11.1963 tarihinde yapılmıştır. Tapu kaydının ihdas tarihinden tespit tarihine kadar 20 yıl geçmediğine göre süreye ilişkin şart davacılar yararına oluşmamıştır. Maddi delillere aykırı düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez. Kayıt miktar fazlası yönündeki zilyetliğin kaydın ihdas tarihinde başladığının kabulü zorunludur.
Sonuç: Hal böyle olunca, davanın reddine ve dava konusu taşınmazın davalı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizliğinden davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.04.1991 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy