(6831 S. K. m. 2/B) (2924 S. K. m. 11/4) (3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında; 155 ada 2 parsel sayılı, 4052 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve vergi kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı M. Ali tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parselin orman tahdidi kapsamında iken 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi gereğince 1988 yılında orman dışına çıkarılan yerlerden olduğu doğru olarak saptanmıştır. Orman Kanununun 2896 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesinde orman sınırları dışına çıkarılan Devlet'e ait yerlerin Hazine adına orman dışına çıkarılacağı hükmüne yer verilmiştir. Taşınmazın öncesinin tapulu veya tapusuz olması sonuca etkili değildir. Bu nedenle, davanın reddine ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi doğrudur. Bu nedenle, davacının sair temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır. Ancak, 7.9.1991 tarihinde yürürlüğe giren 28.8.1991 gün ve 3763 sayılı Kanunla 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Kanunun 11. maddesine eklenen 4. fıkrasında; "3402 sayılı Kadastro Kanununa göre bu yerlerin kadastrosu önce yapılır. Kadastro sırasında Hazine adına tescil edilen bu yerler üzerinde sözü geçen Kanununun 14. Maddesinde öngörülen 40 ve 100 dönümlük sınırlama gözönünde bulundurularak kullanan kişilerin adları tutanağın beyanlar hanesinde gösterilir" hükmüne yer verilmiştir. Kanunun açık hükmü karşısında orman dışına çıkarılan yerlerdeki zilyet olan kişilerin adlarının şartları mevcut olduğu takdirde tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca; davacı adına kayıt ve belgesiz olarak çalışma alanı içersinde tespit ve tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, arazinin sulu veya kuru olduğu da belirlenerek ve miktar sınırlaması gözetilerek zilyedi olan kişinin tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekip gerekmediği değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.10.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy