(3402 S. K. m. 16/B)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu taşınmaz, kayıt miktar fazlası olması nedeniyle mera olarak sınırlandırılmıştır. İtirazı tapulama komisyonunda reddedilen davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit harici bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli parselin mera niteliğinde olduğu mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Kamu orta malı niteliğinde bulunan meraların zilyetlikle iktisabı mümkün değildir. Bu nedenlerle davacının sair temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi gereğince, mera olan taşınmazın sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, tescil harici bırakılmasına karar verilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirirse de karardaki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin hükümden çıkarılarak yerine sabit olmayan davanın reddine, çekişmeli parselin mera olarak sınırlandırılmasına sözlerinin yazılarak ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 12.07.1991 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy