(3402 S. K. m. 13) (743 S. K. m. 638)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 104 ada 35 parsel sayılı 59207 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, irsen intikal nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı vekili müvekkilinin taşınmazı 24.10.988 tarihli senetle satın aldığına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hasan Yılmaz vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın davalıların dayanağını oluşturan tapu kaydı kapsamında kaldığı tartışmasızdır. Tapu kaydının davalıların miras bırakanı adına kayıtlı bulunduğu, ölüm tarihi itibarı ile terekesinin mirasçılarına iştirak halinde mülkiyet şeklinde intikal ettiği ve terekenin paylaşılmadığı mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillerle saptanmıştır. İştirak halinde mülkiyet durumunda bir mirasçının miras şirketine dahil olmayan kişiye yaptığı, satış geçerli olmadığı gibi satış tarihinden tesbit tarihine kadar 10 yıllık süre geçmediğinden 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b Maddesinde öngörülen şart oluşmadığından tapu dışı satıma da değer verilemez.
Sonuç: Açıklanan ve mahkeme kararında belirtilen diğer gerekçelere göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Yasaya uygun hükmün ONANMASINA, 10.02.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy