(2709 S. K. m. 162/C) (6831 S. K. m. 2/B) (2924 S. K. m. 11/3)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 884 parsel sayılı 1962 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1987 yılında 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik 2/B maddesi uygulaması sonucu orman rejiminden çıkarılması nedeniyle davacı Hazine adına tespit edilmiş ve tutanağın beyanlar hanesinde parselin 1985 yılından beri Döndü'nün kullanımında olduğu ve aynı yıl bir adet betonarme ev yaptığı belirtilmiştir. Davacı Hazine vekili tutanağın beyanlar hanesinde gösterilen şerhin usul ve yasaya aykırı olduğuna dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli parselin davacı Hazine adına tapuya tesciline, tutanaktaki davalı adına mevcut şerhin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı Döndü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve taşınmaza davalının zilyet bulunduğu tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık tespit tutanağında davalının zilyet olduğunun tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine ilişkin şerhe yöneliktir. 2924 sayılı Kanunun 3763 sayılı Kanunla değişik 11/3. maddesinde öngörülen zilyedin kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesi'nin 30.3.1993 gün, 1992/48 esas ve 1993/14 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve karar yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 1982 tarihli Anayasa'nın 153. maddesi gereğince iptal kararları geriye yürümez ise de, kararlar kesin nitelikte olup yayım tarihinden itibaren bağlayıcı olduğundan görülmekte olan davalara uygulanması zorunludur. Bu nedenle mahkemece tespit tutanağındaki şerhin iptali doğru bulunduğundan usul ve yasaya uygun olan hükmün (ONANMASINA), 20.10.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy