(3402 S. K. m. 21)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "tespite, davanın tarafları dışında başka şahısların da itiraz ettikleri belirtilerek, itiraz edenlerin çağrılması, iddia ve savunmalarının sorulması ve varılacak sonuca göre hüküm kurulması; kabule göre de, krokide (A) harfi ile gösterilen bölümün kimin adına tesciline karar verileceğinin açıklanması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin krokide (B) harfi ile gösterilen 26.000 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı Şevki adına, krokide (A) harfi ile gösterilen 12.600 metrekarelik kısmın kumluk ve taşlık olması nedeniyle Hazine adına tapuya tesciline, krokide (C) harfi ile gösterilen 5000 metrekarelik kısma ilişkin Kaymakamlık men kararı idari bir işlem olduğundan davacının bu işlemin iptali için İdare Mahkemesinde dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içeriğine, toplanan delillere ve kararda yazılı gerektirici nedenlere göre davalı Hazine'nin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının REDDİNE.
2) Davacının temyiz itirazlarına gelince: Davacı tarafın dayandığı tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığı dosya kapsamından açıkça anlaşılmaktadır. Tapu kaydı değişebilir sınırlı olup, kapsamının miktarına değer verilerek belirlenmesi gerekir. Tapu kaydının miktarı 60 dönüm, dava konusu taşınmazın miktarı ise 38.600 metrekaredir. Bu itibarla tapu kaydının taşınmazın tamamını kapsadığının kabulü gerekir. Kaymakamlıkça verilen men kararları ihtiyati tedbir kararı niteliğinde olup, bu kararların kaldırılması için İdari Yargıya başvurma zorunluluğu bulunmamaktadır. Adli Yargıya mülkiyet yönünden dava açıldığına göre, uyuşmazlığın çözülmesi görevi genel mahkemelere aittir. Uyuşmazlık çözümlenince ihtiyati tedbir niteliğinde bulunan men kararı kendiliğinden ortadan kalkar, mahkemece bu yön gözetilmeksizin men kararı aleyhine kişinin dava açmakta muhtariyetine karar verilmesi doğru değildir. Hal böyle olunca; davanın kabulü ile taşınmazın tamamının davacı adına tapuya tesciline ve davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan davacının temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.9.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy