(3402 S. K. m. 11/1, 12/1) (1086 S. K. m. 7, 27)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 103 ada 28 parsel sayılı 701.19 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, maliklerinin bilinememesi nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde vergi kaydı ve satın alma yolu ile geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı Sevim adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 11/1. maddesi gereğince 30 günlük askı ilan süresi içerisinde açılmamıştır. Askı ilan süresi içerisinde dava açılmadığı takdirde, anılan Yasanın 12/1. maddesi uyarınca kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir. Kesinleşen tutanaklara ilişkin davalara bakma görevi ise, genel mahkemelere aittir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca, mahkemelerin görevi kamu düzenini ilgilendirdiğinden resen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dava dosyasının görevli asliye hukuk mahkemesine, tutanak ve eklerinin ise Tapu Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken,işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olduğundan,temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, 23.05.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy