(3402 S. K. m. 13, 15) (743 S. K. m. 639)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 191 ada, 38 parsel sayılı 1310,28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle müştereken davalılar Tahir, Rüstem ve Ömer adlarına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın Hüseyin'den 15.4.1982 günlü senetle satın aldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Satılmış tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçimi konusunda yerel bilirkişiler ile tanıklardan olaylara dayalı ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınmamıştır. Çekişmeli parselin kök miras bırakan Hüseyin'den kaldığı sonucuna varıldığı takdirde, miras bırakanın terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise paylaşım tarihi ve paylaşım sonucu mirasçılara verilen taşınır ve taşınmaz mallar konusunda bilgi alınmamış, taşınmazın paylaşım sonucu davacının bayii Hüseyin'e isabet edip etmediği belirlenmemiştir. Mirasçılar arasında zamanaşımı yürümez. Terekenin paylaşıldığı sabit olmadıkça mirasçılardan biri tarafından üçüncü kişiye yapılan satış da miras şirketini bağlamaz. Hal böyle olunca; mahallinde yerel bilirkişi kurulu aracılığı ile keşif yapılmalı, tesbit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenmeli, komşu parsel tutanak ve dayanaklarından da yararlanmak suretiyle ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.09.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy