(743 S. K. m. 645) (3402 S. K. m. 20) (4721 S. K. m. 719)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 113 ada, 8 parsel sayılı 2992 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kayıt miktar fazlası olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dayandığı tapu kaydı 1987 yılında tescil ilamı ile oluşmuş ve dava dışı 3 sayılı parsele revizyon görmüştür. Medeni Kanunun 645 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20/A maddeleri gereğince, krokisi bulunan kayıtların kapsamının krokisine göre saptanması zorunludur. Teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 22.9.1995 tarihli raporda dava konusu parselin dayanılan tapu kaydının krokisi dışında kaldığı belirtilmiştir. Kaydın ihdas tarihinden tespit tarihine kadar yirmi yıllık süre de geçmediğine göre, kayıt miktar fazlasını oluşturan bu taşınmazın zilyetlikle kazanılması da mümkün değildir.
Sonuç: Hal böyle olunca, davanın reddine ve çekişmeli parselin Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.6.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy