(3402 S. K. m. 17) (743 S. K. m. 638, 641) (4721 S. K. m. 712, 715)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 288 ada, 3 parsel sayılı 30.144 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. C., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve paylaşmaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ve taşınmazın 11056 metrekarelik bölümünün C. mirasçıları, kalan bölümlerin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere ve kararda yazılı gerektirici nedenlere göre davacıların yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının REDDİNE.
2- Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli parselin belediye imar planı içinde olduğu anlaşılmaktadır. Medeni Kanunun 641. maddesi kapsamına giren arazilerin, belediye imar planı içerisinde bulunması halinde, imar-ihya suretiyle iktisabı mümkün değildir. Öte yandan, zilyetliğin iktisap sağlaması için ekonomik amaca uygun olması ve kullanımın aralıksız olarak tespit tarihine kadar sürdürülmesi gerekir. Taşınmazın on yıldır kullanılmadığı ve zilyetliğin kesildiği belirlenmiştir. Bu nedenlerle de iktisap şartlarının oluştuğundan söz edilemez.
Sonuç: Hal böyle olunca, davanın reddi gerekirken, taşınmazın krokide A harfi ile gösterilen bölüm hakkında davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.6.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy