(3402 S. K. m. 13/B, 14) (743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 190 ada, 51 parsel sayılı 11024,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde taşınmazın taşlık, kayalık, çalılık ve özel mülkiyete konu olması mümkün olmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğuna dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli parselin davalı Osman adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli parselin miras bırakandan kaldığı mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Ancak, miras bırakanın ölüm tarihi belirlenmediği gibi, ölümünden sonra terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise hangi tarihte paylaşıldığı ve paylaşım tarihinden tespit tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin geçip geçmediği araştırılmamıştır. Hal böyle olunca, miras bırakanın ölüm tarihi ve terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı araştırılmalı, ölüm tarihinden tespit tarihine kadar 20 yıllık süre geçmediği veya tereke paylaşılmadığı takdirde miras bırakan adına da çalışma alanı içinde kayıt ve belgesiz olarak taşınmaz tespit ve tescil edilip edilmediği Tapu Sicil, Kadastro, Özel İdare ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorulmalı, miktar sınırlaması göz önünde tutularak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.7.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy