(1086 S. K. m. 73)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 162 parsel sayılı 397, 92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı adına tespit edilmiştir. Davacı yasal süresi içinde tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Tapu Kadastro Müdürlüğü aleyhine dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli parselin davacı adına tesciline, diğer parseller içinde kalan bölüm için dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro davalarında husumetin tespit maliklerine, tespit malikleri birden fazla olup, dava paya yönelik ise, müşterek mülkiyet halinde tespitte malik bulunan diğer paydaşlara yöneltilmesi zorunludur. Davanın tespit maliklerine yöneltilmediği belirlenmiştir. Usulen taraf teşkil edilmeksizin davaya bakılması mümkün değildir. Bu nedenle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.09.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy