(818 S. K. m. 512)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 202 parsel sayılı 8300 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz; vergi kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın alma nedeniyle N. ve arkadaşı adına tespit edilmiştir. İtirazı, Kadastro komisyonunca reddedilen N. ve arkadaşı tespit maliklerine yapılan satışın geçersizliğine ve satış yaptığı öne sürülen S.'in mirasçıları olduklarına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve taşınmazın davacı ve arkadaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş hüküm, davalı R. tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın S.'e ait olduğu tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar ve S. arasında düzenlenen ölünceye kadar bakma sözleşmesine değer verilip verilemeyeceği ve davalıların da aynı zamanda mirasçı olup olmadığı konusunda toplanmaktadır. Davalıların dayandığı 7.5.1931 tarihli senet içeriği itibariyle ölünceye kadar bakma sözleşmesi niteliğindedir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin kural olarak resmi şekilde düzenlenmesi zorunlu ise de, taraflar edimlerini yerine getirdikten sonar mirasçıları bu nedenle sözleşmenin geçersizliğini öne süremezler. Davalıların ölünceye kadar S.'e baktıkları dosya kapsamı ile sabittir. Öte yandan, davalıların taşınmazı çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla kullanması da açıkça bilirkişi ve tanık sözlerini doğrulamaktadır. Bu olgular karşısında taşınmazın tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Kabule göre de, Kadastro Hakimi doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Hükme dayanak yapılan veraset ilamının hazımsız olarak alındığı ve mirasçıları doğru olarak belirlemediği anlaşılmaktadır. Miras bırakan S. bekar ve çocuksuz öldüğüne göre, babası S. vasıtası ile davalı tarafın da mirasçı olduğu Mahkemece gözönünde tutulmaksızın karar verilmesi isabetli değildir. Bu nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 31.3.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy