(3402 S. K. m. 16/B, 19) (743 S. K. m. 912)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 191 ada 29 parsel sayılı 176,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Karayolları Genel Müdürlüğü yasal süresi içinde kamulaştırma planına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin kroki (A) harfi ile gösterilen 86 metrekarelik kısmın Karayolları, 90,09 metrekarelik kısmının davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içeriğine, toplanan delillere ve kararda yazılı nedenlere, çekişmeli parselin temyize konu olan bölümünün kamulaştırma sınırı kapsamında kaldığı saptandığına göre davalının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Karayolları Genel Müdürlüğü'nün temyiz itirazlarına gelince; Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B ve Medeni Kanun'un 912. maddeleri gereğince yol niteliğinde olan taşınmazlar tescile tabi değildir. Hal böyle olunca, kamulaştırma sınırı içinde bulunan taşınmazın tespit dışı bırakılmasına ve haritasında yol olarak gösterilmekle yetinilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Ayrıca, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi gereğince ancak özel mülkiyete konu olan taşınmazların üzerindeki muhdesat kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi mümkündür. Yol olarak tespit dışı bırakılması zorunlu olan taşınmaz üzerindeki muhdesatın kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi de doğru değildir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 11.4.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy