(3402 S. K. m. 10) (743 S. K. m. 639, 931) (1086 S. K m. 7, 27)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1405 parsel sayılı 600 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tesbiti sırasında uyuşmazlık çıktığından, konu Kadastro Komisyonuna intikal etmiş, kadastro komisyonunca yetkisizlik kararı verilerek tutanak ve ekleri Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda mahkemenin görevsizliğine, parsel hakkında mevcut itirazlarının olağan usulde ve yasalara uygun şekilde yeniden komisyon kararı verilmek üzere dosyanın Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tarafların dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının ihdas tarihlerinin farklı olması nedeniyle aynı kuvvet ve mahiyette sayılamayacağı gerekçe gösterilerek dosyanın Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş ise de; mahkemenin değerlendirilmesi dosya kapsamına ve yasa hükmüne uygun düşmemektedir. Kadastro Komisyonlarının hangi hallerde yetkisizlik kararı verebileceği 3402 sayılı Kadastro Kanununun 10. maddesinde yer almış bulunmaktadır. Yasanın aynı kuvvet ve mahiyetteki belgelerin uygulanmasında sonuca varılamayan veya çözümü kanunlarla mahkemelerin takdirine bırakılan konular Kadastro Komisyonu tarafından gerekçe gösterilmek suretiyle tutanak ve ekleri ile birlikte Kadastro Mahkemesine devredilir şeklindeki hükmünden; tapu kayıtlarının aynı kuvvet ve mahiyette sayılabilmesi için ihdas tarihlerinin aynı olması gerektiği sonucunu çıkarmak mümkün değildir. Kaldı ki uygulamada ihdas tarihleri farklı olup birbiri ile çakışan tapuların hangisine değer verileceği de çoğu zaman tereddütlere yol açmakta, bu tereddüt ancak mahkemenin vereceği kararla giderilebilmektedir. Olayda Kadastro Komisyonu tapu kayıtlarının hukuksal niteliğini tayinde tereddüt edip dosyayı Kadastro Mahkemesine gönderdiğine göre işin esasına girilip, gerekli değerlendirmenin yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece yasal olmayan gerekçelerle ve yargılamayı gereksiz yere uzatacak tarzda hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.01.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy