(1086 S. K. m. 7, 25)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 150 ada 4 parsel sayılı 380 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle İsmail adına tespit edilmiştir. Davacı Meryem, nizalı parselin adına tescili istemiyle Ramis, Ayşe ve Refiye'yi hasım göstermek suretiyle dava açmış, yargılama sırasında mahkemenin 10.10.1991 tarihli ara kararı uyarınca İsmail'i veya husumetin tespit maliki olan kişilere yöneltilmesi davaya dahil etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı Meryem adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tespitine itiraz davalarının tespit maliki olan kişiler aleyhine açılması zorunludur. Çekişmeli parsel, İsmail adına tespit edilmiş 4.3.1991 tarihli dilekçe iletespit maliki olmayan kişiler aleyhine dava açılmıştır. İsmail tarafından Arif ve Meryem aleyhlerine açılan tapu iptal tescil davaları ise askı ilanından sonra açılmıştır. Husumet tespit maliki olan kişilere yöneltilmediğinden kadastro tutanağı kesinleşmiştir. Yargılama sırasında hasmın değiştirilmesi veya husumetin tespit maliki olan kişilere yöneltilmesi sonuca etkili değildir. Kesinleşen tutanaklara ilişkin davalara bakmak görevi genel mahkemelere aittir.Göreve ilişkin olmaması nedeniyle önceki bozma kararına uyulmakla görev konusunda usuli kazanılmış hak oluşmayacağı gibi, aynı nedenle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 25/son maddesi uyarınca görev yönünden yerel mahkemeyi bağlayıcı bir nitelikte taşımaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesi gereğince görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, davanın her safhasında re'sen dikkate alınması gerekir. Hal böyle olunca; Mahkemenin görevsizliğine, kesinleşen tutanak ve eklerinin Tapu Sicil Müdürlüğü'ne ve dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek inceleme yapılması doğru olmadığından hükmün (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, 24.6.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy