(1086 S. K. m. 7, 8)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 25 ada 11 parsel sayılı 292,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Behram adına, 25 ada 12 parsel sayılı 506,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Sebahattin ve müşterekleri adlarına tespit edilmiş ve tespitler kesinleşmiştir. İlyas'ın 30.11.1978 tarihli dilekçe ile sınırların yanlış tayin edildiğine dayanarak yapmış olduğu itiraz üzerine Kadastro Komisyonunca yapılan inceleme sonucu itiraz kabul edilerek ara hududun tashihi ile 11 parselin 372,36 metrekare, 12 parselin 427,34 metrekare olarak miktarlarının tashihine karar verilmiştir. Cemal vekilinin komisyon kararının iptali ile taşınmazın eski karar gibi tescili gerektiğini ileri sürerek açmış olduğu, dava Kamil ve arkadaşlarının aynı nedenlerle açmış oldukları dava ile birleştirilmiştir. Kadastro Mahkemesi sıfatı ile davaya bakan Asliye Hukuk Mahkemesince dosya görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli parsellerle ilgili olarak 26.12.1978 tarih 559 nolu komisyon kararının ve bu karara ekli 15.12.1978 tarihli ek folyenin iptaline, davacıların davası sadece kararın iptaline yönelik olduğu, kararda sadece miktar yönünden değişiklik yapılıp tespit maliklerinde değişiklik yapılmadığından ve malikler yönünden ihtilaf bulunmadığından bu konuda yeniden karar ittihazına mahal olmadığına, her iki parselde kesinleşerek tapuya tescil edildiği, miktar ve maliklerinin aynen muhafaza edilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılardan Cemal mirasçısı Sebahat ile davalı İlyas vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 25 ada 11 ve 12 sayılı parseller arasındaki ortak sınıra ilişkindir. Kadastro tutanaklarının kesinleştiği belirlenmiştir. Kesinleşen tutanaklara ilişkin davalara Kadastro Mahkemesinde bakılamaz. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, hâkimin re'sen dikkate alması gerekir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesinden kaynaklanan ölçü ve tersimat hatalarından kaynaklanan davalara bakmak görevi Sulh Hukuk, mülkiyet uyuşmazlığından kaynaklanan davalara bakmak görevi ise taşınmazın değerine göre Sulh Hukuk ve Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Mahkemece bu yön gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 18.9.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy