(3402 S. K. m. 20, 21)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 267 ada 32 parsel sayılı 17.796.18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz malikinin kim olduğu saptanamadığından davalı Hazine adına tarla niteliğiyle tesbit edilmiştir. Davacı yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tapu kaydının davalı parseli kapsadığı gerekçe gösterilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece tapu kaydı ilk ihdasından itibaren getirtilmemiş, tapunun haritaya bağlanıp bağlanmadığı saptanmamış, getirtilen tedavül kayıtları mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamları belirlenmemiştir. Ayrıca; tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilmediği için uygulamada bu kayıtlardan yararlanılma imkanı da olmamıştır. Bundan ayrı olarak tapuda yol hudut gösterildiği halde; zeminde yolun nereden geçtiği tesbit edilmemiş, teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmemiş, tapu miktar fazlası üzerinde zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için dayanılan tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleri, varsa haritası ile birlikte getirtilmeli, tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler celbedilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde keşif icra olunmalıdır. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dayanılan tapu kaydı ihdasından itibaren okunup hudutları zeminde tek tek gösterilmeli, kayıtta yazılı olup yerel bilirkişilerce bilinemeyen hudutların tesbiti için tanık dinletme imkanı sağlanıp bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tesbit edilmelidir. Dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı bilgi alınıp, bu bilgilerin kayıtlara uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kaydın kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazlarının bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.02.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy