(3402 S. K. m. 20, 25) (1086 S. K. m. 275, 363, 366)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 221 ada 27 parsel 58.939 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle N adına tespit edilmiştir. Davacı N mirasçıları yasal süresi içinde aynı ada 25, 29 ve 32 sayılı parsellerin tespit maliklerini hasım göstermek suretiyle ortak sınıra tecavüz edildiğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul, kısmen reddine ve çekişmeli 221 ada 25 ve 32 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline, 29 sayılı parselin 29.861 metrekarelik bölümünün 27 sayılı parsele eklenerek davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Mehmet vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki dava ortak sınıra ilişkin olup, dayandıkları tapu kayıtları Hazine'nin temliki ile oluşmuştur. Tapu kayıtlarının krokileri mevcut bulunmaktadır. Bu durumda bölgeye ilişkin toprak tevzi haritası getirtilerek sağlıklı bir şekilde mahalline uygulanmak suretiyle her bir parselin toprak tevzi ve kadastro haritalarındaki yerleri ve sınırları doğru olarak belirlenmelidir. Mahkemece davacıya ait kroki mahalline uygulandığı halde, davalılara ait komşu parsellere ilişkin krokiler uygulanmamış ve teknik bilirkişiye denetime elverişli kroki düzenlettirilmemiştir. 5519 sayılı Kanun uyarınca krokilerin tapu fen memuru veya harita mühendisi tarafından düzenlettirilmesi gerekir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmaksızın teknisyene rapor düzenlettirilmesi doğru bulunmamaktadır. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 23.2.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy