(1086 S. K. m. 275)
Dava:Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava skoncunda verlen hükmün Yargıtayca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 102 ada 1 parsel sayılı 8.20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz M. mirasçıları, 104 ada 2 parsel sayılı 5580 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz A. ve müşterekleri, 143 ada 1 parsel sayılı 8126.30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz A. ve müşterekleri adına tapu kaydı, irsen intikal ve satışlar nedeniyle tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı Ö. ile arkadaşları, tapu kaydına ve harici satışa dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sununda çekişmeli 143 ada 1 parselin tapu kayıt malikleri adına, 102 ada 1parselin H. ve M. mirasçıları ile A. adına, 104 ada 2 parselin ise A. ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalardan M. mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Kadastro tutanağında işaret olunan ve tarafların dayandığı tapu kayıtlarının çekişmeli parselleri kapsadığı tartışmasızdır. Yol geçmesi nedeniyle bir bütün olan taşınmazın ifraz olunduğu ve 1956 yılında yapılan ifraz sonucu ikiye bölündüğü, 110 numaralı kaydın yolun kuzey bölümüne, 111 numaralı kaydın ise yolun güney bölümüne ait olduğu ve kayıtların tedavül gördüğü anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kayıt malikleri arasında taşınmazların haricen paylaşılıp paylaşılmadığı ve paydaşlar arasında pay satımı yapılıp yapılmadığı, M. tarafından tapu ile satın almada diğer kardeşlerinin de katkısı olup olmadığı, bir başka anlatımla, satın alınan payların M. tarafından satın alınmasının inançlı işlem olup olmadığı konusundadır. Taraflara iddia ve savunmaları açıkattırılmalı, bildirdikleri ve bildirecekleri tüm deliller toplanarak pay satımı ve birlikte alım konusunda yerel bilirkişeler ile taraflarca bildirilecek tanıklardan olaylara dayalı, ayrıntılı bilgi alınmalı ve paydaşların pay oranları ile ilgili olarak uzman bilirkişiden her parsel yönünden ayrı ayrı denetime elverişli bilgi alınmalı, tüm deliller toplanarak ve birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir. Öte yandan, Anayasa ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uyarınca mahkeme kararlarının ayrıntılı ve gerekçeli olması gerekir. Yargıtay'ca bozulan karar ortadan kalkar ve hukuki geçerliliğini yitirir. Bozulan karar sonraki kararın eki niteliğinde olmadığından bu karar atıf yapılarak hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, bozulan karardaki gerekçeye gösterilmeksizin hüküm kurulması da bozmayı gerektirir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kaübulü ile hükmün (BOZULMASINA), 10.5.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy