(743 S. K. m. 633/1)
Dava: Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu.
Karar: Gereği görüşüldü. Davac taraından Mayıs 1989 tarih 15 ve 17 nolu tapu kayıtları satış vaadi sendei ve ferağa icbar ilamına dayanılara davalıya karşı tapu iptali ve tescil davası açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Nevzat kaya tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı gayrimenkul satış vaadi senediyle taşınmazdan pay satın aldığı ve açtığı ferağa kibar davacının lehine sonuçlandığını ileri sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Davacı taraından bildirilen fereğa icbar kararı incelenmiş Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesinin 9.7.1992 gün 1990/220 esas ve 1992/109 sayıl kararı ile satıma konu olan payların davacılar adına tescile kaarr verildiği ve kararın 13.9.1994 tarihinde kesinleştiği saptanmıştır. Medeni Kanun'un 633/1. maddesi gereğince taşınmaza ilişkin ilam kesinleşmekle davacı yararına tescilden önce mülkiyet hakkı doğmuştur. Bir başka anlatımla, kesinleşen mahkeme kararı ile davacının şahsi hakkı aynı hakka dönüşmüştür. kanunun açık hükmü karşısında tapuda tescil işleminin yapılmamış olması davacının aynı hakka dayanarak dava açma hakkına engel oluşturmaz. Bu nedenle davacının davada dava açma hakıkna engel oluşurmaz. bu nedenle davacının davada dava açma sıfatının bulunduğu kabulü gerekir. Öte yandan, mahkemece davanın sıfat yokluğundan reddine karar verildiği halde, eşin esası hakkında da hüküm oluşturulması isabetsiz olduğu gibi, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamada hükme yeterli değildir. Davacı tapu kaydına dayanmıştır. Davacının dayandığı tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği Tapu ve kadastro Müdürlüklerinden sorulmamış, komşu parsellere ait tutanak suretleri ile dayanakları olan tapu ve vergi yagıtayları oluştukları tarihten itibaren gittileri ile birlikte getirilmemiş, mahalline uygulanmak suretiyle bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiştir. Ayrıca, davacı tarafından bildirilen Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/88 esas 1963/97 karar sayılı dosyası ile 1977/257 esas sayılı dosyaları getirtilmemiş, o davalarda yapılan kayıt uygulamalrı değerlendirilmemiştir. Davacının dayandığı tapu kaydı usulen yerel bilirkişi kurulu aracılığı ile uygulanmalı, bilirkişiler tarafından açıklanmayan sınırlar konusunda taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalı, taraflarnı bildirdii ve bildireceği tüm deliller toplanarak ve birilikte değerlendirilerek soncuna göre karar verilmelidir. Eksik incelem ile hüküm kurulması da isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 7.12.1999 gününde oybirliği ile ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy