(3402 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 7, 27, 30)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 12861 parsel sayılı 21700 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davacı adına, 13451 parsel sayılı 1766100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kadim mera olması nedeniyle sınırlandırılarak orta malı olarak tespit edilmiştir. Davacı vekili, yasal süresi geçtikten sonra kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 11. maddesi uyarınca kadastro tutanaklarının 30 gün süre ile askıya çıkarılması gerekir. Kadastro tutanakları 23/11/1989 tarihinde askıya çıkarılmış, 30 günlük süre 23/12/1989 tarihinde dolduğu halde, süreden bir gün önce 22/12/1989 tarihinde indirilmiştir. Kadastro Hakimi tutanakların askı süresini de denetlemekle yükümlüdür. Tutanağın askıdan indirilmesi gereken 23/12/1989 tarihi cumartesi gününe tesadüf ettiğine göre süre pazartesi akşam mesai saati sonunda bitmektedir. Davacı tarafından 25/12/1989 pazartesi günü açılmış olan dava yasal süresindedir. Bu nedenle Mahkemece işin esasının çözümlenmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi isabetsizdir. Kabule göre de; görev kamu düzenine ilişkin olup, görevsizlik kararı veren mahkeme işin esasını tartışamaz. Öte yandan, görevsizlik kararı verilirken sicil oluşturulması gerektiği halde dava konusu parsel hakkında sicil oluşturulmaması, sicilin açık bırakılması da doğru değildir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, 05/03/1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
YKD. Ekim1999
Full & Egal Universal Law Academy