(6831 S. K. m. 2/B) (3402 S. K. m. 19/2) (2924 S. K. m. 1, 11)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 2381 ada 7 parsel sayılı 882 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş ve üzerindeki kargir evin Mustafa'ya ait olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacı Hazine vekilinin yasal süresi içinde taşınmazla ilgili yapılan kadastronun 2. kadastro olduğuna ve iptali gerektiğine dayanarak açtığı dava Mustafa vekilinin tapu kaydı, satın alma yolu ile geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak açtığı dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı Hazine vekilinin 2. kadastrosunun iptali isteminin reddine, davacı Mustafa vekilinin tescil talebinin reddine, çekişmeli parselin Hazine adına tesciline, tutanağın beyanlar hanesindeki notun aynen bırakılarak tapu kütüğüne ayrıca 13/05/1998 tarihli bilirkişi raporunda cins ve yaşları yazılı toplam 63 adet meyve ağaçları, 5 adet asma ile 2 adet kuyunun davacı-davalı Mustafaya ait ve kullanımında olduğunun yazılmasına karar verilmiş; hüküm davacı-davalılar Mustafa vekili ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere ve kararda yazılı gerektirici nedenlere göre davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde amacı açıklanmıştır. Anılan Kanunun 4127 sayılı Kanunla değişik 11. maddesinin 3. fıkrasında tasarruf edenlerin isimlerinin beyanlar hanesinde gösterilmesi gerektiği belirtilmiş, maddenin 4. fıkrasında 1. fıkraya paralel olarak bu hükümden yararlanılabilmesi için ilgilinin orman köyü nüfusuna kayıtlı olması ve kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geriye yönelik olarak 5 yıl süre ile o yerde ikamet etmesi gerektiği öngörülmüştür. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19/2. maddesi gereğince binanın muhtesat olarak gösterilmesi mümkün ise de, açıklanan şartların oluşmaması halinde taşınmazın kullanım durumunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi mümkün değildir. Bu yönde araştırma yapılmaksızın kullanım durumunun da kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi isabetsiz olduğundan davacı Hazinenin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25/02/1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy