(3402 S. K. m. 16)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 163 ada 290 parsel sayılı 810.54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz komisyon paftası ve bu parsele komşu parsellere uygulanan tapu kayıtlarında mer'a olarak görülmesi, imar planı içerisinde kalması nedeniyle üzerindeki binanın Mehmet'e ait olduğu belirtilmek suretiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde satın alma yolu ile geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tesbit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sırasında mer'a olarak kabul edildiğinden ve civar parsel kayıtlarının bu yönü mer'a olarak okuduğundan söz edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; sözü edilen kayıtlar eski kayıtlar olmayıp Toprak Tevzi Komisyonunca oluşturulan tapulardır. Toprak Tevzi Komisyonunca bir yerin mer'a olduğundan söz edilerek çalışma alanı dışında bırakılması o yerin mer'a olduğu anlamına gelmez. Dinlenen bilirkişi ve tesbit bilirkişisi taşınmazın komisyon çalışmaları sırasında boş alan olduğunu, mer'a olmadığını bildirmişlerdir. Mahalli bilirkişi 25-30 senelik zilyetlikten söz etmiş, tesbit bilirkişisinden ise zilyetlik süresi sorulmamıştır. Gerek yerel bilirkişi, gerekse tesbit bilirkişisi taşınmazın bulunduğu mahallerde oturmaktadırlar. Bir yerin mer'a olup olmadığının tesbitinin civar köy ve mahallerdeki bilirkişi ve tanıkların bilgisine başvurulmak suretiyle belirlenmesi gerekir. Bu itibarla taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tarafsız ve civar köy ve mahallerden yerel bilirkişi dinlenmeli, aynı yöntemle tarafların belirleyecekleri tanıkların taşınmaz başında dinlenmeli, taşınmazın evveliyatının mer'a ile ilgisinin olup olmadığının, ne zamandan beri kimler tarafından ve ne şekilde zilyet olunduğu olaylara dayalı olarak sorulmalı, dayanılan tapu kaydının yeniden yöntemine uygun şekilde uygulanmalı ve hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy